Haber

Altılı Masa bitti!

Genel Başkanı Meral Akşener’in tek aday olması beklenen Uygun Parti’nin 3. Olağan Kongresi başladı.

Kongreye Güzel Parti Meclis Kümelenmesi Başkan Yardımcısı Musavat Dervişoğlu başkanlık ediyor.

Akşener’in kongrede yaptığı açıklamalardan öne çıkanlar şöyle:

“5,5 yıl önce onlar bu partiyi kuramazlar dedik kurarız dedik kurduk. Bu parti ayakta kalmaz dediler yaşatacağız dedik. Milletimizi biz bozduk.Siyasetin alışılagelmiş düzenini bozduk.Çirkinlikleri doğrultusunda siyasete yön vermeye hevesli cahillerin tezgahlarını bozduk.Milletimizin sesini dinlemek için il il gezdik. ..Sosyalleşmek için gezmedik.Milletimizin sesini dinlemek için dükkânları,evleri dolaştık,sohbet ve dedikodu için değil,kapıları çalarak milletimizin kederini dinledik.

Dedikodu yapmak, iftira atmak, hakaret etmek yerine kapı zillerini çaldık. Biz her zaman doğrunun peşinden gittik. Kurallar ne olursa olsun doğruları söylemekten çekinmedik. İmkansız denilen her şeyi yaptık. Aşılmaz sanılan engelleri aştık. Dolayısıyla Yeter Parti istikrarsız siyasetin ruh düzeyidir. Orası iki yumruğun ortasında sıkılmış milletimizin can odasıdır. Bireysel tutkulara mahkum olan milletimizin çıkış kapısıdır.

İyi parti; Ben olsam her şey var, ben olmasam bu dünya yanar Türkiye yok olsun Türkiye değil, ben fakirlere karşı ben varım diyenlerin partisidir.

Yeter Parti, bugün, yarın milletimizi geçmişin kavgalarına hapsetmeye çalışanlara karşı güçlü bir Türkiye’dir. Cesaret kemerini takanlar vatanseverlerdir. İftiracıların, ahlaksızların, benmerkezcilerin partisi değil, Türkiye için ölümü göze alan yiğitlerin partisidir.

İyi Parti’nin yolculuğu milletimizin yolculuğudur. Bu günlere kolay gelmedik. Nice sıkıntılara katlandık, zorluklara katlandık, nice iftiralara katlandık, çünkü yolumuz şaşmazdı. İçimize atılan iftiralara, hakaretlere, çirkinliklere özellikle de hiçbir şey olmamış diye kızdığımız için katlandık. Düşmanlarımın, rakiplerimin hiçbirinin benim hakkımda sahip çıkmadığı, söylemediği kirli iftiralara şahit oldum. Ama affetmeyeceğim. Yemin ederim affetmeyeceğim! Bu ülkede bana iki şey söylenemezdi. Kendi arkadaşlarım söyledi! Affetmeyeceğim, hesaplaşacağız! Biz bu günlere oturmak için gelmedik. Güçlü olmak için burada değiliz. Bunu hayal eden herkes kapıdan çıkar. Biz bu günlere kısmetimiz için gelmedik.

Ben Meral Akşener, burada sizlerin oylarıyla başkan seçilen ve başka unvanı olmayan tek kişiyim! Mansip ile beni satın alabilen oldu mu? Biri beni parayla satın alabildi mi? 30 yıllık siyasi hayatımda parayla ilgili bir suçlama yokken, umarım bunu yapanlar mahvolur! Biz milletimiz için bu günlere geldik, tamahın tutsağı değiliz. Ofisle alakası olmayan tek kişi olarak sarhoş olmam sanırım mümkün değil. Milletimizin verdiği güvenle bugünlere geldik. Ağzımdan “ben” kelimesini duymadın. Bunun için geldik.

200 kişilik bir kurucular kurulu koyduk. Herkes borçlu! Çikolata parasını çocuğunun koyduğunu iddia etmişler, kimisi ben ustamın parasını koymuştum dedi. Kimden para istedik? Hepiniz buradasınız! Meclise girdiniz milletvekilleri sizden para istedi mi? Bugün sizden para mı isteniyor? Karargah yapıldı, 15 liraya çöp kutusu aldım. Neden o gün bana sormadın, bu parayı nereden buldun? Nasıl buldun, nereden buldun, neden söylemedin? Çünkü sorumluluk almak zorundaydın, değil mi? Sen kaçtın!

Ama bugün düşmanlarının suçlamadığı iftiralarla Meral Akşener’i suçladınız, kahretsin!

Sandıklara geçmeden önce parti içindeki sandıklardan bahsedelim. Parti kurulduğundan ve genel başkan seçildiğinden beri demokrasiyi tesis etmeye çalıştım. Daha önce kongrede engellenenler listesi yaptım, itiraz ettiniz. Sonra kimsenin parmağını kaldırmadan bir çarşaf listesi yaptım. Anahtar listeler çıktı, seçilmeyenler üzüldü, itiraz etti. O gün görevimin insanlara seçim yaptırmak olduğunu anladım! Başka hakkım, kanunum yok. 20 Eylül 2020’de geri döndüm, 100 kişinin aday olması için yarım çarşaf yaptım ve içinde kimseyi memnun edemedim. Ciddi talihsizlikler yaşadım. Kongreler hesaplaşma yerleridir. Ben hesap vereceğim, siz hesap vereceksiniz!

O kadar çok korkunç şey vardı ki günlerce uyuyamadım. O kadar çok pislik vardı ki anlatamam… Baktım ki herkes her şeyi istiyor, yetmiyor. Milletvekili olmak yetmez, GİK üyeliği istenir, genel başkan yardımcısı istenir. Kardeşim, takımlar sınırlıdır! Bu görevleri başkası yapsın!

6 masa sorunu ortaya çıktı. Artık fedakar insanlarız, önümüzde Türkiye var. Bu parti seçime girsin diye CHP’den 15 milletvekili istedik, hayatımın en büyük pişmanlığıdır.

Mücadele vermeliydik, o seçime bilek gücümüzle girmeliydik, olmasaydık da gereğini yapmalıydık. Biz kavga etmedik!

15 milletvekili istedik, Kılıçdaroğlu’na teşekkür ediyorum. Ama o gün 15 milletvekilinin bedelini ödeyemedik. Bu iş Ömer Seyfettin’in diyetine dönüştü.

Ruhsal olarak kendimizi çok kötü hissettik. Kendimi çok aşağılanmış hissettim. Kendimi çok çaresiz hissettim. Kavga etmedik, savaşı severim. Topu ruhumla, kafamla ve kafamla oynamayı seviyorum. Yapamadık. Kafamla top oynamayı seviyorum. 28 Şubat’ta oynadım. Erdoğan’la çatıştık, umurumda değildi, endişem de yoktu.

15 milletvekili almak bize kuyruk siyasetine mal oldu! Ama çarpık, doğru… Bu Türkiye’ye büyük bir iyilik yaptı. Demokrasinin ne kadar önemli olduğu CHP ile yapılan bu işbirliği, her renkten insanın sahadaki ön yargılarını değiştirdi. Sonra bu değişikliği, altılı sofrayı, Millet İttifakını getirdik.

Sonra bir şeyler yaptık. Belki de bir borç ödemesiydi, bilmiyorum. Koray Aydın’ın önerisi… Başarısızlık varsa benimdir. demokrasi derken? Şimdi hep birlikte öğreneceğiz. Demokrasinin gerekleri ve sonuçları vardır.

Kılıçdaroğlu’ndan randevu aldım ve gittik. İki parti birlikte yerel seçimlere gitmeyi teklif etti, başarılı oldu. Beni en çok etkileyen ve üzen neydi biliyor musunuz… İstanbul seçimini biz değil HDP kazandı! Biz değil HDP ne kazandı bilmiyorum. Yok yok bugün hesap yapıyoruz hesap veriyorum sonra sorarım!

Artık bu parti hoşgörülü olmaktan çıktı. Adaletsizlik, saygısızlık bitti! Herkes bilecek. Sonrasında olanlar çok farklıydı. Bizden başka herkes kazanmayı garantiledi! O gün anladım ki Yeter Parti değerli bir kesim tarafından tehdit ediliyor; Sadece iktidar için değil, muhalefetin bir kısmı için de.

Sonra seçim geldi. Artık seçimler konusunda, demokrasi konusunda çok hassasız! Demokrasi hassasiyeti yüksektir, bugün bizi aşağılayanlara sesleniyorum! Ben ne yaptım? Ön seçim istedim. Mühletin çok az olduğu söylendi. Yine de bir trend olsun istedim. Bir heyet oluşturduk. Bu sonuçlar burada. Mümkün olduğu kadar uydum. 16 ilde ön seçim yaptık, trend oluşturduk. Eğilim olarak geride kalan arkadaşlarımız bu konuda her türlü ahlaksızlığı ön plana çıkaran açıklamalar yaptılar. sen kimsin türk milliyetçisi Sen kimsin Türklük?

Şimdi kongreye gidiyoruz. Tüm üst düzey delegasyon delegelerimizin ve milletvekillerimizin isimlerinin bulunduğu bir çantam var. Benden önce çok şey kaldı! Yazıklar olsun sana! Kura çekeyim mi! Milletvekillerini kurayla mı seçeyim? Kura çekerek GİK’i belirleyim mi! Saygısız, ne istiyorsun! Bugün hesabımızı açtık, yarın bakarız. Bundan sonra partimize saygısızlık yapan, partimize zarar vermeye çalışanlar hakkında bizzat gereğini yapacağım!

Bir seçim dönemini geride bıraktık. Milletimizin terazisinde sandıkta tartıldık. Bahanelerin siyasetimizde yeri yoktur. Bahanelere yer yok.

İyi Parti olarak seçim yenilgisinin muhasebesini açık bir şekilde yaptık. Halkımız bizden haklarını savunmamızı istedi. Halkın iradesiyle verilen bu görevi ciddiyetle yerine getireceğiz. Meclisimizde milletimizi temsil etmek üzere seçilen arkadaşlarımız da ülkenin dört bir yanında görevlerini icra edeceklerdir. Her oy çok değerlidir. Bundan sonra da il, il ve ilçe ziyaretleri yaparak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Milletimizin her bir ferdinin sesini duyurmaya ve analizler üretmeye devam edeceğiz.

Hizmet üzerinden rekabet edilmedi, takım üzerinden rekabet edilmedi. Kendi acizliğini gizlemek isteyen iktidarın açtığı yün yumaklar buna izin vermedi. Övünmeler üretilmiş, algı üretilmiş, milletimizin milli duyguları istismar edilmiştir. Milletle birlikte yeni bir siyasetin önü millet için açılmalıdır. Siyasetteki bu anlayışı gerçek bir yeniliğe imza atarak, geçmişin tozlu sayfalarını geride bırakarak ve topyekun bir anlayışa karşı direnerek değiştirmenin yolu, 85 milyon insanımızı kutuplaşmadan, yaşam görüşleri ve yaşam biçimleri üzerinden maruz kaldığı tanımlamalardan kurtarmaktan geçmektedir. .

Hakiki yenilik, kendine dönmekle başlar. Aynı kararlılıkla meydanlarda, sokaklarda, podyumlarda olmaya devam edeceğiz.

Dünün prangalarından kurtulup önümüze bakmaya devam edeceğiz.

CB seçimini kaybetti, birçok sebep sayılabilir. Önemli olan onlardan ders almaktır. Uzun zamandır konuşmuyorum, izliyorum. Önce Kılıçdaroğlu’nun üzerine yürüdüler, ‘kanaat önderleri’, seçkinler… Baktılar ipin ucuna, dengelemek gerekiyordu, birden Akşener ve Düzce Partisi öne çıktı. Çalışmadık, bu yüzden kayıp bir seçim. 45 ilde sadece kendi seçmenimizin katıldığı mitingler yaptık. 54 lokasyonda bizzat çalıştık. İllerdeki milletvekillerimiz Meral’e 1, Kemal’e 1 oy talep ettiler. Bütün bunlara baktığınız zaman derler ki, rahmetiniz kurusun! Anlıyorum, eşitlemeye çalışıyorsunuz, dengelemekten korkuyorsunuz. Dediğiniz gibi İstanbul’un kazanılma sebebi HDP’dir, çok güzel, bundan sonraki hayatta başarılar dilerim!

Birinci önceliğimiz partimize aidiyettir. Hissetmeyenler kapı orada.

Medyamız yok. Muhalif medya bizim değil, mensupları bizim değil, youtuber pozisyonunda olan hiç kimse yanımızda değil ve birime adil davranmıyor. Kıymetli olan reyting, reytingler üzerimizde artıyor. Bize hakaret etmenin veya yanlış yapmanın bir yaptırımı yoktur. Milletiyle el sıkışan, bölgesinde milletinden başka gücü olmayan tek siyasi teşkilat olarak yalnızız. Bu nedenle Anadolu pusulamızın ucunun konulduğu yerdir. Sadece bizim milletimizdir.

Evet kardeşim sorumluluğu ben alıyorum, ne büyük insanım ki, cumhurbaşkanı kazansın ya da kazanmasın benim yüzümden! Bir dahaki sefere kelime, ben kazanacağım!

İyi Parti gerçeklere göz yumamaz. Nerede duracağımızı milletimizin beklentilerine göre belirleyeceğiz.

Önümüzde dikenli bir yol var. Kimse endişelenmesin. Bu ateşli gömleği giymeye alışkınız. Siyaseti bir refah kaynağı olarak görmediğimiz için milletimizin yolunda dimdik yürümekten çekinmiyoruz. Bizi bu yoldan çevirmek isteyenler olabilir. Bizden alacakları tek şey toz olacak. Güneşi örnek alırız, batmaktan korkmayız, doğmaktan yorulmayız! Elimizdeki güç millete inanmanın eseridir. İnanç varsa imkan da vardır diyen atalarımızın mottosu ile eğilmeyiz, boyun eğmeyiz, vazgeçmeyiz.

Seçimin ardından sonuçları değerlendiren parti, Genel Başkan, 50 üyeden oluşan Genel Yönetim Kurulu (GİK) ile Merkez Disiplin Kurulu’nun (MDK) 24 Haziran’da toplanmasına karar verdi. 11 üye seçilecek.

“Rotamız belli, pusulamız millet” sloganıyla ATO Congresium’da düzenlenen kurultayda 1350 delege oy kullanacak.

Partinin yerel seçimlere daha dinamik bir kadro ile hazırlanmayı hedeflediği, bu çerçevede GİK ve MDK’da köklü değişiklikler olacağı ve seçime girmesi beklenen Akşener’in parti kulislerinde konuşuluyor. tek aday olarak seçilmesi, kurultay sonrası belirlenecek Başkanlık Divanı’nda yeni isimlere yer verecek.

Ortak Akıl Platformu aday göstermeyecek

Seçimlerin ardından Âlâ Parti Kurucu Heyet üyeleri Ethem Baykal ve İsmet Koçak’ın sözcülüğünde “partinin kuruluş vasiyetinin taşındığı” gerekçesiyle Ortak Akıl Platformu kuruldu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu